Neptün ve Neptün Retrosu

Yazar 

Neptün ve Neptün Retrosu, bireysel olarak anlaşılması ve anlatılması en zor astrolojik/psikolojik enerjidir. Bu nedenle, iyi bildiğim halde, sizlere doğru aktarabilmek/anlatabilmek için bir süredir farklı psikiyatri kaynaklarından kavramsal olarak Neptün enerjisini okuyordum, takip edenleriniz biliyor.

Neptün, yörüngesindeki hareketi sırasında, bir burçta tam 14 yıl kalır. Bu nedenle bizleri yavaş yavaş ve derinden etkiler. Neptün, geçmiş deneyimlerimiz sonucu oluşan tanımlarımızı/sınırlarımızı ortadan kaldırır. Anlaması da anlatması da zor bir etkisi vardır ancak bu yazı bittiğinde anlamış olacaksınız. Dersime iyi çalıştım 🙂

Neptün enerjisinin kavramsal derinliğini kavrayamamış olanlar, Neptün’ü genel bir tanıma hapseder ve sadece “hayallerden ibaret” bir enerji olarak görürler. Bunun sonucunda, Neptün enerjisi nedeniyle hayalci olacağımızı, gerçeklerden kopacağımızı söylerler. Bazıları ise, Neptün’ün “belirsizlikler ve yanılgılar getireceğini” anlatır – ki hepsi doğrudur ancak Neptün’ü anlamaya yetmez, Neptün bunların ötesindedir.

Neptün etkisini öncelikle birkaç gündür üzerinde düşündüğüm bir örnekle anlatayım, sonra kısaca Neptün Retrosunu anlatacağım:

Bir yunus olduğunuzu düşünün. 10 yıl önce, neşe dolu bir yunus olarak, bir gösteri merkezinin geniş havuzunda.. doğdunuz ve doğduğunuz günden bu yana aynı havuzda yaşıyorsunuz. Sizinle ilgilenen/ihtiyaçlarınızı karşılayan bir bakıcınız var. Her sabah 7’de, sardalya balığından oluşan kahvaltınız geliyor, akşam 6’da akşam yemeğiniz hazır: ağzınıza layık palamutlar, oh mis…

Hayatınız, içinde yaşadığınız havuzun sınırları kadar, bu havuz dışında bir dünya görmediniz, bu nedenle “başka bir dünya” hakkında fikir sahibi de değilsiniz ancak içinizde şöyle bir his var: “Ben buraya ait değilim, daha fazlası olmalı.”

Bir gün, hayvan hakları savunucularının gayretleri sonucu gösteri havuzu kapatılıyor ve sizi ait olduğunuz yere, yani okyanusa bırakmaya karar veriyorlar. Hazırlıklar yapılıyor, havuzdan alınıyorsunuz, “şaşkın ve çaresiz” bir şekilde büyük araçlarla okyanus kıyısında bir limana taşınıyorsunuz ve buradan okyanusa salıveriliyorsunuz. ŞOK!

Artık havuzun berrak suyunda değil okyanusun bulanık suyundasınız ve önünüzü görmekte zorlanıyorsunuz. Ayrıca bu su çok tuzlu, gözleriniz yanıyor. Şaşkınsınız. 200 metre gidip geri dönüyorsunuz çünkü eski dünyanız 200 metre ile sınırlıydı. Bir süre aynı mesafede bir ileri bir geri gidip geliyorsunuz ancak bir süre sonra fark ediyorsunuz ki, yeni dünyanız eskisinden daha geniş. Ancak yeni dünyanız hakkında bir fikriniz olmadığı için cesaret bulup açıklara doğru ilerleyemiyorsunuz; zayıf ve çaresiz hissediyorsunuz, ne yapacağınızı bilemiyorsunuz.

Birinci günü kıyıda geçirdikten sonra, çaresizce belirsizliğe/bilinmeyene doğru ilerlemeye karar veriyorsunuz. Yeni ve sınırları olmayan dünyanızda ilerliyorsunuz, ilerledikçe derinlik artıyor, su daha bulanık oluyor, görüş mesafeniz azalıyor. Bunların üstüne karnınız git gide acıkıyor. Sabah 7’de sardalyanız da gelmiyor ki! Karnınızı doyurmak için bulanık suda gözlerinize değil, hislerinize güvenmek zorundasınız. Nerede bu balıklar?

Bir süre sonra, eski hayatınızı yaşarken ne işe yaradığını bilmediğiniz hisleriniz devreye giriyor ve sağda solda yüzen balıkların hareketlerini algıladığınızı fark ediyorsunuz. Aslında olan şu: hissediyorsunuz. İçinizden bir ses, 300 metre ileride kıpır kıpır bir sardalya sürüsü olduğunu söylüyor, hipnotize olmuş gibi oraya yöneliyorsunuz. Evet, burada binlerce sardalya var, muhteşem. Bir süre yakalamakta başarısız olsanız da, hisleriniz sizi yine doğru olanı yapmaya yöneltiyor ve karnınızı tıka basa dolduruyorsunuz.

Bilinmezlik içinde 1 ayı geride bıraktınız, bu süre içinde çaresizlik hissi peşinizi hiç bırakmadı, kendinizi gerçek üstü bir dünyada, sizin üzerinizde oynanan bir oyunun kurbanı olarak görüyorsunuz. Artık kim olduğunuzu dahi bilmiyorsunuz. Bir başınıza, yabancı bir dünyada, geçmişin hayalleri ile baş başa kaldınız. Şuursuzca ilerlemekten başka bir şey yapamıyorsunuz ve artık başı-sonu olmayan bir dünyada olduğunuza da eminsiniz. Hayatınızın eski tanımları/sınırları ile birlikte gerçeklik algınız ve hayata dair tüm bildikleriniz yok olup gitti. Kendinizi hiç bir yere ait hissetmiyorsunuz. Ne yapacaksınız?

Ertesi gün mucizevi bir olay yaşanıyor: sınırları olmayan bu dünyada, 19 yunustan oluşan bir yunus grubuyla karşılaşıyorsunuz. Heyecan içindesiniz ama kahretsin!! yine, yine ve yine ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Hayatınızın eski tanımları, bildikleriniz, hiç bir şey burada geçerli değil, siz yeni doğmuş bir bebek yunus kadar bilgisiz, bir o kadar çaresiz ve yardıma muhtaçsınız. Sadece hislerinize güvenerek doğru olanı yapmaya çalışıyorsunuz. İçinizden bir ses, “işte senin ait olduğun yer burası” diye avaz avaz bağırıyor, bu grup sizi kabul etsin diye içinizde çığlıklar yükseliyor ama siz hiçbir şey yapamadan öylece bekliyorsunuz. Donup kaldınız!

Bir mucize daha oluyor ve meraklı yunus topluluğu sizinle konuşmaya başlıyor, kim olduğunuzu, neden tek başına olduğunuzu anlamaya çalışıyor. Sıcak kanlı ve cana yakınlar, çaresiz olduğunuzu anlıyorlar ve sizi aralarına kabul ediyorlar.

Takip eden aylar boyunca, uçsuz bucaksız okyanusta yunus olmanın ne demek olduğunu öğrenebilmek için, grubun liderinin davranışlarını inceliyorsunuz, onu kendinize rol model olarak seçiyorsunuz. Onun davranışlarını izliyor, onun gibi olmaya çabalıyorsunuz. Artık sizin için “idealize olmuş” bir yunus tasviri var ve bu sizin eskiden olduğunuz yunusa hiç benzemiyor. Eski hayatınızın gerçeklerinin şekil verdiği tanımlarınız ve sınırlarınız, zaman içinde birer birer dağılıyor.

Geçen yıllar içinde, yeni dünyanızın eski bulanıklığı yavaş yavaş ortadan kayboluyor,  kendinizi bu grubun bir parçası olarak yeniden tanımlıyorsunuz. Bir taraftan, gerçekten ait olduğunuz dünyada, özgür bir yunus olarak yepyeni bir aidiyet duygusu ile yaşıyorsunuz; diğer taraftan, hiç bir zaman “örnek aldığınız yunus” gibi olamayacağınıza dair hissiniz nedeniyle, kendinizi kaderin bir kurbanı olarak görüyorsunuz.

Hikayenin “kısmen mutlu” sonu böyle 🙂

Bu anlattığım hikayede, Neptün etkisini tarif eden pek çok sembol var:

Havuz: Doğduğumuz an’ın enerjisi ve deneyimlerimiz sonucu şekillenen, belirli sınırlara hapsolan benliğimiz

Okyanus: Neptün enerjisinin ta kendisi; karakterimizin sınırlarını ortadan kaldıran, hayatımızı bulanıklaştıran, kendimizi kaybolmuş gibi çaresiz, bir bebek kadar deneyimsiz hissettiren enerji

Yunus: Bildiğiniz yunus 🙂

Yunus topluluğu: Neptün enerjisi sonucu dağılan sınırlarımızı yeniden tanımlamak için ihtiyaç duyduğumuz ideal/doğru yol, örnek aldığımız kişiler vb güçlü semboller

Neptün, bir burçtaki 14 yıllık hareketi boyunca, sınırlarımızı yavaş yavaş belirsizleştirerek, hikayedeki yunus gibi çaresiz hissetmemize, yolumuzu kaybetmemize, sonrasında kendimize bir örnek seçerek ona yönelmemize neden olur. Seçtiğimiz örnek/ideal üzerinden, kendimizi yeniden tanımlamaya çalışırız ancak tatmin olmakta zorlanırız.

NEPTÜN RETROSU

Neptün bir burca geçiş yaptığında, hikayedeki yunusun havuzdan ilk alındığı anda yaşadığı şaşkınlığı ve belirsizliği yaşamaya başlarız ancak Neptün enerjisi, hikayedeki gibi sert ve ani olmaz. Yunusun yaşadıklarını, güçlü bir fırtınada, bir portakal ağacının meyvelerinin yerlere savrulması olarak değerlendirirsek, Neptün etkisini hafifçe esen bir meltemin ağacın meyvelerini zaman içinde olgunlaştırması gibi değerlendirebiliriz.

Neptün Retrosunu ise, yunusun kıyıdan uzaklaşarak geçmiş sınırlarını aştığı dönem olarak görebiliriz. Neptün Retrosu dönemlerinde, bilinç altımızda yer etmiş geçmiş deneyimlerin tortusu çözülmeye başlar, sınırlarımız belirsizleşir.

Neptün döngüsü ile Merkür döngüsünü Retroya göre anlatayım: Nasıl ki Merkür Retrosunda geçmişte yaşadığımız, bilinç altımızda var olan düşünceler açığa çıkıyorsa, Neptün Retrosunda geçmişte yaşadığımız, bilinç altımızı şekillendiren sınırlar kayboluyor.

Bu arada, Neptün 14 yıl gibi çok uzun bir süre hayatımızın sadece bir alanını etkisi altına aldığı için, 200 yıl yaşamadığımız sürece, hayatımız boyunca ortalama 5-6 alanda Neptün etkisi yaşarız. Hangi alanda yaşayacağımız ise, burcumuza göre değişir.

Günlerdir üzerinde çalıştığım Neptün ve Neptün Retrosunu anlatırken temel amacım, soyut kavramları pratik örneklerle somut hale getirmekti, umarım başarılı olmuşumdur. Doğrusu benim içime sindi 🙂

Sevgilerimle.

Türkiye'nin en iddialı astroloji sitesinin kurucusu ve yazarı

40 Yorum

  1. goksu

    17/05/2015

    Emeğinize anlatiminiza saglik super aciklayici olmus yine ceyhun bey 🙂 siz olmasaniz napardim inanin hic bilmiyorum.. hayatimin cok cok onemli bir yerindesiniz bilmenizi isterimmm …

    • Zafer Ceyhun

      17/05/2015

      sağ olun, sizin gibi kıymet bilen okurlarım olduğu sürece yazmaya devam inşallah 🙂

  2. Hande

    27/06/2015

    ceyhun bey şuan Neptün hangi burçta ve kaç zamandır burda ona göre hangi evimde olduğunu bulcam vede daha nekadar sürecek bu belirsizlik merak ediyorum kendimce bu dönüşümü 7 evim balık burcunda yaşadım birde kendi öz burcum yay oda 4 evim astrolojiyi sayende çözdüm zira ağzımda evler Lafı gırla gidiyor

    • Zafer Ceyhun

      27/06/2015

      Hande hanım merhaba,
      siz zahmet etmeyesiniz diye ben hepsini yazdım 🙂 burcunuzun yazıları arasında neptün retrosunu da bulabilirsiniz, eski yazılara bakmanız yeterli..
      sorunuza da cevap vereyim: Neptün 2011 den bu yana balık burcunda..
      sevgiler, Ceyhun

  3. Ahmet

    22/07/2015

    Neptun yay burcunda retro iken doğmuşum. Bu ne anlama geliyor?

    • Zafer Ceyhun

      22/07/2015

      Ahmet bey merhaba,
      sorunuzun cevabı epey uzun olduğu için şimdi cevap vermeyeyim ama size söz, bir fırsatı bulup Neptün gerilemede iken doğmanın etkilerini anlatacağım.
      Neptün uzun süre bir burçta kaldığı ve yılın 3te birinde gerilemede olduğu için, birçok kişi sizle aynı etki altında doğdu, ben de onlardan biriyim, yayda gerilemede iken doğdum.
      sevgiler, Ceyhun

    • Ahmet

      23/07/2015

      Sizde aynı etki altındasınız demekki. Peki madem cevabı uzun bende konu ile ilgili yazacağınız yazıyı beklerim. Umarım güzel bir etkidir.

  4. BEN

    28/12/2015

    Merhabalar;
    Harika bir yazı. İnanılmaz guzel anlatmissiniz. Evet malesef o yunus benim ve birkac aydir bitirdi bu Neptun beni:((((((((((( NE yapmaliyim???

    • Zafer Ceyhun

      29/12/2015

      Merhaba, burcunuzu öğrenebilir miyim

  5. Pingback: Balık Burcu Şubat 2016 Yorumu

  6. miren

    09/02/2016

    Mis gibi olmuş yine ellerinize sağlık

  7. Rüya

    11/09/2016

    Bu yazınızı yeni okuyabildim. Tr. Neptün 12.evimde retro iken, Mars ile 60 derece yaptığı gün biyopsi yapıldı bana. Sonuç ah ne güzel dedik sevindik ama hatalı sonuçmuş. Keşke astroloji ile daha önce tanışmış olsaydım…